Kitap Yorumu: Eşekli Kütüphaneci, Fakir Baykurt

Bu Romanı Okuyan, Türkiye’yi Okur!

Eşekli Kütüphaneci, Yılanların Öcü’nden sonra Fakir Baykurt‘un en çok okunan ikinci romanı. Örnek ve mutlaka okunması gereken bir kitap: Yakın Türkiye tarihi, neden böyleyiz, ne yapabiliz, nereye gidiyoruz gibi sorularınızın cevabını bu roman size pek güzel veriyor olacak. Fakir Baykurt (Allah rahmet eylesin) çok özel bir kalem.

Ülkede çürüme nerede başladı? Liyakat nasıl hiç olmadı? Yaşamlarımıza bir yenilik getirmek isteyenlere bu ülkede ne oluyor? Marjinal ne demek? Aktivist ne demek? Vatansever ne demek? Siyaset ülkede hep nasıl çalışıyormuş? Politikacılar, siyasetçiler ne işe yarar? Neden böyle gelip, böyle gidiyoruz? Cehalet nedir? Aydınlanma nedir? İnsan sevgisi nedir? Pirlik makamı nedir? Bütün hepsini bu romanın satır aralarında bulacaksınız. Yani bu roman bir romandan fazlası, bir başucu kitabı, bir Türkiye özeti… Yani bir romandan çok daha fazlası…

Cumhuriyet’in kuruluşunun ilk yıllarında kitaplara meraklı Nevşehirli Mustafa Güzelgöz‘ün gerçek yaşamını konu almış bu eserde Fakir Baykurt, aslında yalın anlatımıyla büyük bir toplum eleştirisi de yapıyor. Zaten öykünün kendisi başlıbaşına bir toplum eleştirisi. Mustafa Güzelgöz’ün varlığı bizzat kendisi bir toplum eleştirisi. Fakir Baykurt bunu da o kadar naif ve anlayışlı bir dille yapıyor ki sanki Mustafa Güzelgöz’ü karşınızda görüyor, hikayesini direk onun ağzından dinliyorsunuz.

Mustafa Güzelgöz’ün ve hikayesini biz burada detaylı anlatmayalım. Siz Google’dan şöylece bir aratıverin. Zaten okuduklarınıza şaşıracaksınız…

Biz romanla ilgili bir özet geçelim;

Mustafa Güzelgöz Nevşehir’de kütüphanenin başına getirilince insanlar kitap okumak için kütüphanesine gelmeyince maaşını alıp, adam sende oturur beklerim, gelen gelir gelmeyen gelmez demiyor. Bu ülkenin insanının okuyup aydınlanması gerektiğini biliyor ve bunun üzerine kendi inisiyatif alarak harekete geçiyor. Tek başına mücadele veriyor. Eşeklerin üzerine kitap rafları yaptırıp çevre köylere, ilçelere seyyar kütüphanecilik hizmeti başlatıyor. Kaynaklar topluyor. Kitapları insanların kapılarına kadar teslim ediyor. Dünya çapında ödüller alıyor, kooperatiflere akıl hocalığı yapıyor, ışığı ve bilgiyi yayıyor. Bu ülkenin eğitimle, bilgiyle değişimine olan inancını kendine şiar ediniyor.

Elbette yaptıkları ve başarısı cezasız kalmıyor…

Bu ibretlik romanı okuyun, çocuğunuza da mutlaka okutun. Okuyun ki, Türkiye’yi okuyun! Ezber dışı olmanın Türkiye’deki karşılığı nedir onu okuyun.

Bu romanda Fakir Baykurt’un her romanında olduğu gibi Anadolu insanının sıcaklığını, samimiyetini ve şivesini bulacaksınız. Ne olursa olsun Atatürk’ün Anadolu insanına olan inancını bulacaksınız.

Eşekli Kütüphaneci, kesinlikle bir kitaptan, bir romandan daha fazlası!

Demişti dersiniz…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *