Kitap Yorumu: Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın

Soner Bey’in bu “Saklı Seçilmişler” isimli kitabını okuyanlar yine devlet mafya ilişkisi, sonradan ifşa edilen istihbarat sırları üzerine bir içerik bekliyorlarsa yanılıyorlar. Çünkü Soner Yalçın bu kitabında küreselcileri ele almış ve konuyu ülke sınırlarının ötesine taşımış. Peki bunu hangi eksende ele almış? Tabii ki “gıda” ekseninde… Yani ne yediğimiz, nasıl yediğimiz, nerelerden yedirildiğimiz, ne şekilde yedirildiğimiz, nasıl yönlendirildiğimiz ve kimlerin yönlendirdiği ekseninde süreçleri tek tek belge belge Saklı Seçilmilş’lerde sıralamış. (5N1K)

ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissingeer vakti zamanında şunu söylemiş: “Petrolü kontrol edersen ulusları, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin!” Kitap tam olarak bu cümle etrafındaki sorgulamalar üzerine genişliyor.

Tam bir gazeteci araştırması olan Saklı Seçilmişler’i okuyup bitirdiğiniz zaman gözünüzün önünde her gün yaşadığınız, satın aldığınız, yediğiniz, içtiğiniz yemekleri ve bu yemeklerin arkasında olan markaları sorgulamaya başlayacaksınız! Bu da adeta yeniden dünyaya gelmek gibi bir şey. Bu kitabı okuyanlardan istenen de bu zaten. Yazar bizi genel teamülde kabul görmüş markaları ve onların küresel operasyonlarını, perde arkasında gerçekleştirdiklerini iyice anlamamızı ve sorgulamamızı istiyor.

Türkiye geri kalmış bir ülke değil, geri bıraktırılmış bir ülkedir!” diyen Soner Bey her zamanki gibi cesur bir araştırmacılık sergileyip yeme içme sektörünün kirli yüzünü, bu işin perde arkasındaki ilgili bağlantıları, nasıl çalıştıklarını, yarattıkları yapay algıları nasıl pazarladıklarını başlık balık, cüz cüz anlatmış. Konuyu Türkiye merkezli ama küresel boyutta ele almış.

Türkiye Nasıl Sistematik Biçimde Sömürülüyor?

Buğdaydan tutun da, tarımda kullanılan ilaçlara, tarım arazilerimizin kimlere nasıl peşkeş çekildiğine, bir tarım ülkesi olan Türkiye’de tarımın nasıl bitirildiğine, bu bağlamda emperyalist güçlerin Türkiye’yi nasıl sistematik biçimde sömürge haline getirdiklerine ve getirmeye devam ettiklerine ışık tutmuş.

Bütün bunları öyle bir derlemiş ki kitabı okurken bazı yerlerde soluğunuzu tutarak “Hadi canım, bu da mı böyleymiş!?” diyorsunuz. Diyorsunuz da bir yandan da iş işten geçmiş diye hayıflanıyorsunuz tabii.

Şimdi kitabı okuduğunuzda bende olduğu gibi çaresizlik hissine kapılabilirsiniz. Lakin kapılmayın, tavsiyem bu kitabı okumanızın üstünden bir süre geçtikten sonra tekrar alın en baştan okuyun. Çünkü ilk okuduğunuzda belki de yabancı olduğunuz ve kitapta ismi geçen tüm markalara, kişilere ikinci okuduğunuzda daha çok aşina olacaksınız. Böylece aslında bahsedilmekte olan bio politik savaşta düşmanınızı/düşmanımızı daha iyi tanımış olacaksınız. Zaten bir birey olarak bu farkındalık bile kişisel aktivizm için yeterli.

Kitaba dair tek eleştirim şu olabilir; Saklı Seçilmişler’de fazla bilgi yoğunlaşması var. Öyle ki bir noktadan sonra kim, ne, nerede, isimler v.b. birbirine giriyor. Kitapta o kadar çok isim telaffuz ediliyor ki bir noktadan sonra kavramlar ve isimler bile zihninizde soyutlaşmaya başlıyor. Yani aslında kitabın her bir bölümünden ayrı ayrı kitaplar çıkabilir demek istiyorum. Saklı Seçilmişler bu bağlamda konunun ilgilisine sürekli başvurulacak bir referans olma özelliği taşıyor. 

Son olarak;

Kapitalizm nedir, neo-liberalizm nedir, emperyalist güçler ne yapar gibi kavramları bilmeyenler, bu kitabı okudukları zaman hepsinin ne olduğunu çok iyi anlayacaklar. 

Keyifli okumalar…

Künye
Kitap İsmi: Saklı Seçilmişler
Yazar: Soner Yalçın
Yayınevi: Kırmızı Kedi
Sayfa Sayısı: 504
İlk Baskı Yılı: 2019

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *