Salih Seçkin Sevinç’in Yeni Romanı “Ruhani” Raflarda

Ruhani Post Modern Bir Hayalet. Onu Ciddiye Almalıyız Çünkü Gerçekleri Anlatan Bir Hayalet!

Salih Seçkin Sevinç’in “Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri” isimli ilk romanından sonra ikinci romanı “Ruhani” Epsilon Yayınevi’nden yayınlandı. İlk romanı gibi fantastik öğelere sahip bu yeni romanında Salih Seçkin Sevinç bizleri yine büyülü gerçeklikle başka alemlere taşıyor. 

Ruhani Roman Arka Kapak Metni

Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu.

Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”…

Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek…

Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler…

Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!

Salih Seçkin Sevinç

Salih Seçkin Sevinç romanı Ruhani’yi şöyle tanımlıyor…

Ruhani bir aşk romanı aslında. Platon’un ideaları ve Aristo’nun yeryüzü elementleri arasında sıkışmış bir aşk romanı. Arkaik olandan beslenen, doğrudan bilinçaltına seslenen bir roman… Bu yüzden kitabın bölüm başlıkları, yeryüzündeki en kadim medeniyetlerden biri olan Hintlilerin yaşamın dört çabası olarak nitelendirdikleri süreçleri işaret eder. 

Manevi dünyayı belirten din, ahlak, töre gibi anlamları tanımlayan “Darma”, iş, çalışma, kazanç anlamlarına gelen “Artha”, cinsel zevk, dostluk, sevgi anlamlarına gelen “Kama” ve bu maddi alemin zorluklarından kurtuluşu ve ölümden sonrasını işaret eden “Mokşa”. 

Roman, bu dünyaya düşmeden ve bu dünyanın cenderesinden geçmeden kurtuluşa eremeyeceğimizi ifade eder özetle. 

Ancak bu bağlamda aşka rastlayan herkes için umut vardır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *